7/24 Randevu ve sorularınız için arayabilirsiniz : 0 (232) 000 0 000

BURDUR MENOPOZ TEDAVİSİ

MENOPOZ
Menopoz “over (yumurtalık) aktivitesinin yitirilmesi sonucunda menstruasyonun yani adetlerin kalıcı olarak sonlanması”dır. Menopoz teşhisi bir kadının 12 ay boyunca adet görmemesi durumunda konulan bir tanıdır. Tabi bu adet görmeme durumuna neden olacak başka bir durum olmaması gerekir, emzirme vb. gibi..

Menopoz’un kelime anlamı:
Latince mens kelimesi ay anlamına gelir. Pause kelimesi durmak, ara vermek anlamına gelir. Menopoz kelimesi bu kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. mens-pause = menopause = menopoz (ingilizcede menopause olarak yazılır)

Menapozda belirtiler:
– Ateş basması
– Terleme
– Uyku problemleri
– Duygu durum bozuklukları
(Depresyon, sinirlilik, agresiflik, anksiyete…)
– Libidoda azalma
– Vajinal kuruluk, Disparoni (ağrılı ilişki)
– İdrar yapmada güçlük, poliüri
– Kemik erimesi (osteoporoz)

Menopoz belirtilerinin ne kadar süreceği, kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde kısa sürerken, bazı kişilerde de 10 yıl kadar sürebilmektedir. Ortalaması 1 – 5 yıl arasında sürer.

Sıcak basması vb. şikayetler için bazı hastalarda kullanılan hormon replasman tedavisi ve osteoporoz tedavisi en sık tedavi uygulamalarıdır.

Menopoza Girdim. Hormon Tedavisi Almalı Mıyım ?
Menopoza giren her kadına hormon replasman tedavisi verilmemelidir. Geçmiş yıllarda farklı uygulamalar olmakla beraber son çalışmalardan sonra bu konudaki öneri “sadece orta ve şideetli derecede ateş basmalarından şikayetci kadınlara hormon tedavisi verilmelidir” şeklindedir. Menopozla ilgili herhangi bir şikayeti olmayan kadınlara hormon tedavisi verilmemelidir.
Bu konuda daha detaylı bilgi için menopozda hormon tedavisi konusuna bakınız.

Doğal (kendiliğinden, spontan) menopoz: Hiçbir ilaç veya ameliyata bağlı olmadan kadının kendi kendine menopoza girmesidir.

Cerrahi menopoz:
Ameliyat ile yumurtalıkların alınması nedeniyle menopozun başlamasıdır. Yumurtalıklar rahim ile birlikte veya tek başına alınırsa ameliyat sonrasında eynı doğal menopozda olduğu gibi menopoz belirtileri başlar. Tedavisi ve takibi ve belirtileri doğal menopoza benzerdir.
Yumurtalıkları (overleri) alınmadan sadece rahmi alınan bir kadın menopoza girmez. Rahmi alındığı için artık hiç adet göremez ama yumurtalıkları hormon üretimine devam ettiği için menopoz belirtileri oluşmaz bu nedenle menopoza girdiği söylenemez.

İndüklenmiş (iatrojenik) menopoz:
Kemoterapi veya radyoterapi gibi tedaviler nedeniyle yumurtalıkların hasar görmesi neticesinde menopozun başlamasıdır. Cerrahi menopoz da bu gruba girer.

Erken menopoz:
40 yaşından önce adetlerin tamamen kesilmesidir. Prematür menopoz diye de adlandırılan bu durum hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Perimenopoz:
Menopoz ile ilgili belirtilerin başlamasından son adet kanamasının 1 yıl sonrasına kadar geçen döneme perimanopoz denir. Menopoz ile ilgili ateş basması, sıkıntı, adet düzensizlikleri, uykusuzluk gibi belirtiler sıklıkla adetler tamamen kesilmeden 3-5 yıl önce başlar.

 

MENOPOZU GECİKTİRMEK VEYA ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?
ERKEN MENOPOZ ERTELENEBİLİR Mİ? ENGELLENEBİLİR Mİ?

Menopoz kadın hayatının doğal aşamalarından birisidir. Her kadın öncelikle genetik yapısında belirlenen bir yaşta menopoza girecektir. Sigara ve yeterli beslenme gibi bazı çevresel faktörler de kadınların menopoza girme yaşını az oranda etkileyebilmektedir ancak en önemli faktör genetiktir. Kadınların menopoza girme yaşı genellikle anneleri ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir. Menopozun başlama yaşı hakkında ayrıntılı bilgi ayrıca yazılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu nedenle önemli olan bir kadının menopoza girme yaşını geciktirmek veya menopoza girmesini tamamen engellemek değildir. Önemli olan menopoza giren kadınların doğru takip ve tedavilerle olası komplikasyonlardan, kemik erimesinden, çeşitli şikayetlerden korunmalarıdır.

Bir kadının menopoza girmesi geciktirilebilir mi veya tamamen önlenebilir mi?
Menopoz kadının yumurtalıklarının (overlerinin) artık hormon üretemez, yumurta geliştiremez yani fonksiyon göremez hale gelmesi sonucunda adetlerinin tamamen kesilmesidir. Bu durumda:
– Menopoza tamamen girmiş bir kadının artık bazı ilaçlarla yumurtalıklarının yeniden fonksiyon görebilmesini sağlamak yani yumurta üretmesini ve hormon üretmesini sağlamak mümkün değildir. Hiçbir ilaç, hormon, bitkisel madde bunu sağlayamaz.
– Menopoza girmiş olan bir kadına verilen hormon ilaçları ile adet görmesi ve ateş basmasi gibi şikayetlerinin geçmesi sağlanabilir. Ancak adet görmesi ve şikayetlerinin geçmesi bu kadının menopozunun engellendiği veya artık kadının menopozda olmadığı anlamına gelmez. Bu kadın sadece dışarıdan verilen hormon ilaçları sayesinde yapay olarak rahim duvarının gelişmesi sayesinde adet kanamaları görmektedir ama yumurtalıkları hiç hormon ve yumurta üretmemektedir. Bu nedenle dışarıdan verilen ilaç kesildiğinde tekrar adet göremeyecektir.
– Menopoza henüz girmemiş olan genç yaşya bir kadında veya menopoz dönemine yaklaşan orta yaşlı bir kadında verilecek ilaçlar, hormonlar, tedaviler menopoza gireceği yaşı değiştirmez. Her kadının menopoza gireceği yaşı yani yumurtalıklarının fonksiyon göremez hale geleceği yaş genetik olarak belirlenmiştir. Dışarıdan verilen ilaçlar adetlerini düzenleyebilir veya bazı şikayetlerini önleyebilir ancak kadın ilaç kullanmadan ne zaman menopoza girecekse yine o zaman girecektir.
– Menopoza girme yaşını az miktarda etkileyen bazı çevresel faktörler vardır. Örneğin sigara içmek ve yetersiz, dengesiz beslenmek gibi. Bu tür faktörlerden uzak duran kadınlar manopoza 1-2 yıl daha geç girmektedir.

Menopozu geciktirmenin yolları var mı? İlaçlar, hormonlar, bitkiler?
Bu amaçla bilinçsizce kullanılmaya çalışılan bitkiler, kürler, yiyecekler, içecekler vb. çok zararlı etkiler meydana getirebilir. İçeriklerindeki çeşitli maddeler rahim kanseri benzeri hastalıklara dahi neden olabilir. Bu nedenle asla doktora danışılmadan kullanılmamaları gerekir. Kadın hastalıkları ile ilgili kullanılan ilaçlar ve hormon preperatları menopoza girmeyi engellemez, fonksiyon görmeyen ve hormon üretmeyen yumurtalıkların yeniden eskisi gibi olmasını sağlamaz sadece kadının yapay olarak adet görmesini sağlar ve bazı şikayeterin önlenmesini sağlar.

Erken menopozu önlemek, ertelemek mümkün mü?
Menopozun 40 yaşından önce başlaması yani 40 yaşından önce bir kadının tamamen adet göremez halde yumurtalık fonksiyonlarını yitirmesi erken menopozdur. Erken menopoz da yukarıda anlatıldığı gibi önlenemez veya yumurtalıkların tekrar fonksiyon görür hale gelmesi sağlanamaz ancak bu hastaların daha ileri yaşlara kadar adet görebilmeleri ilaçlarla sağlanabilir. Menopoza bağlı gelişebilecek kemik erimesi gibi komplikasyonlar ilaçlarla ve egzersizle, doğru beslenme ile önlenebilir. Ancak erken menopoz durumu geri döndürülemez, yumurtalıkların tekrar fonksiyon görebilmesi, östrojen ve progesteron hormonu üretebilmesi, gebelik oluşturabilir hale gelmesi mümkün değildir.

Erken menopoza girmek genetik tedavi ile engellenebilir mi?
Bazı araştırmalarda erken menopoza girme ile ilgili genler tespit edilmiştir. İleri yıllarda genetik araştırmaların artması ile erken menopozun da birçok hastalık gibi genetik tedavisinin mümküm olabileceği tahmin edilmektedir.

 

MENOPOZ YAŞI KAÇTIR?
MENOPOZA ORTALAMA KAÇ YAŞINDA GİRİLİR?
MENOPOZ KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

Dünyada ortalama menopoz yaşı 51 olarak bildirilmekle beraber ülkemizde ortalama menopoza girme yaşı daha erken 46-48 yaş civarında bildirilmektedir. Ülkeler ve ırklar arasında genetik, çevresel, beslenme vb. faktörlere bağlı olarak menopozun başlama yaşı değişkenlik göstermektedir.

Menopoza girme yaşı genellikle 45-55 yaşlar arasında değişmektedir. Bundan yüz yıl önce şimdikine göre kadınlar ortalama 4-5 yaş daha erken menopoza girmekteydi. Ancak yüz yıl öncesine göre günümüzde genç kızlarda ilk adet görme yaşı (menarş) daha erken olmaya başlamıştır.

Menopozun başlama yaşını etkileyen faktörler:
– Gelişmiş ülkelerde kadınlar biraz daha ileri yaşlarda menopoza girmektedirler.
– Sosyoekonomik düzeyi düşük olan kadınların menopoza daha erken yaşlarda girdiklerini gösteren araştırmalar vardır.
– Eğitim düzeyi düşük ve çalışmayan kadınlarda menopozun daha erken başladığını gösteren araştırmalar vardır.
– Çocukluk döneminde ilk adetin başlama yaşı (menarş) ile menopozun başlama yaşı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar net sonuç verememiştir. Bazı araştırmalarda erken yaşta adet görenlerin menopoza erken girdiği görülürken diğer bazı araştırmalarda tersi sonuç görülmüştür.
– Araştırmaların çoğu hiç çocuk sahibi olmayan (doğum yapmayan) kadınların çocuk sahibi olan kadınlara göre daha erken menopoza girdiğini göstermiştir.
– Zayıf kadınların kilolulara göre daha erken menopoza girdiği gözlenmektedir araştırmaların çoğunda. Benzer şekilde bazı araştırmalar uzun ve kilolu kadınların daha ileri yaşlarda menopoza girdiğini göstermektedir.
– Sigara kullananlarda menopozun 1-2 yıl daha erken başladığı bilinmektedir. Az sayıda araştırma alkol kullananlarda tersine menopoza daha geç yaşlarda girildiğini göstermiştir.
– Sık adet olanlarda adetleri seyrek olanlara göre menopozun daha erken başladığını gösteren bazı araştırmalar vardır.
– Bazı araştırmalar yüksek yerlerde yaşayanların daha erken menopoza girdiğini göstermektedir.
– Bir kadının menopoza girme yaşı annesi, teyzesi ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir genellikle çünkü menopozun başlamasını belirleyen en önemli faktörlerden birisi genetik faktörlerdir.
– İyi beslenemeyen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır.
– Siyah ırka mensup kadınlar beyaz ırktakilere göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza girmektedirler.

Kayseri ilinde 2005 yılında yapılan bir araştırmada ortalama menopoz yaşı 46 bulunmuştur. (46.3 ± 5.1 yıl ) Bu çalışmada sigara içen, adetleri düzensiz olan veya ailesinde erken menopoza giren kişiler olan kadınların daha erken menopoza girdikleri saptanmıştır. (İ.İ. Müderris ve ark.) (Türk Fertil. Der.2005; 13:158-164)

1900’lü ve 2000’li yıllara kadar insanların ortalama yaşam süresi şimdikine göre çok daha kısa olduğu için kadınlar menopoz döneminde çok az yaşamaktaydı, hatta birçok kadın menopoza girmeden önce hayatını kaybettiği için toplumda menopozdaki insan oranı (postmenopozal dönemdeki kadınlar) çok azdı. Ancak günümüzde ortalama insan ömrünün yetmişli yaşları geçmesi nedeniyle menopoz sonrası uzun yıllar yaşayan kadınlar yüksek orandadır ve buna bağlı olarak menopozun vücutta oluşturduğu belirtiler, hastalıklar yaygın olarak izlenmektedir.

40 yaşından önce menopoza girme durumuna erken menopoz denir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

MENOPOZDA HORMON TEDAVİSİ
MENOPOZDA HORMON REPLASMAN TEDAVİSİ (HRT)

Hormon replaman tedavisi siklik ya da devamlı, ağızdan ya da transdemal (cilt yoluyla) ya da transvajinal yollarla uygulanabilen östrojen ve progesteron ya da sadece östrojen şeklinde uygulanabilen bir tedavidir. Bütün bu uygulanış şekillerinden hangisinin seçileceği hastaya göre planlanır.

Hormon tedavisi planlandığında tam bir jinekolojik muayene ve papsmear testi, çeşitli kan ve idrar testleri, karaciğer böbrek ve kolesterol ile ilgili kan testleri, mamografi ve meme ultrasonografisi mutlaka yapılmalıdır.

Günümüzde hormon replasman tedavisi (HRT) önerilen durumlar:
Menopoz yıllarına yaklaşmış ve seyrek adet gören hastalara eğer düzenli adet görmek istiyorlarsa hormon replasman tedavisi başlanabilir.
Ameliyatla genç yaşlarda yumurtalıkları alındığı için menopoza giren hastalarda da hormon tedavisi önerilir. (Rahim de alınmışsa sadece östrojen içeren tedavi önerilir.)
Menopoza tam olarak girmiş ve artık adet görmeyen hastalarda ise ancak orta ya da şiddetli derecede sıcak basması (vazomotor semptomlar) varsa HRT önerilmektedir. Vajinal kuruluk ve atrofi gibi semptomlar varsa vajinal krem ya da tablet şeklinde lokal hormon tedavisi önerilir. Bunun dışında kalp hastalıklarından korumak, osteoporozdan (kemik erimesi) korumak vb. hastalıklardan korumak amacıyla hormon tedavisi artık günümüzde önerilmemektedir.

Hormon tedavisinin faydaları:
Estrojen tedavisi etkisini en hızlı şekilde sıcak basmalarında gösterir. Menopoz sıcak basma şikayeti olan hastaların %75inde düzelme sağlar. HRT uyku bozukluklarını düzeltir. Menopoz döneminde ortaya çıkan anksiyete (sıkıntı), depresyon (içe dönüklük) ve hafıza bozuklukları gibi sorunlarda da etkilidir.Alt ürogenital sistemdeki olumsuz değişiklikleri önlemek amacıyla bu dönemde kullanılan lokal veya sistemik estrojen; vaginal kuruluk, ilişkide ağrı hissi gibi atrofik vaginadan kaynaklanan problemleri ortadan kaldırır. Alt idrar yollarında menopoz sonucu gelişen sık idrara çıkma (pollaküri), zor idrara çıkma (disüri) ve idrar kaçırma gibi şikayetlerde düzelme sağlar

Hormon kullanımına engel oluşturan durumlar:
– Yeni geçirilmiş kalp krizi
– Geçici iskemik atak
– Geçirilmiş inme (serebrovasküler olay)
– Beyin damar tıkanıklıkları
– Karaciğer fonksiyonlarının bozuk olması
– Östrojen ile ilerleyen tümör varlığı (Meme veya endometrium kanseri)
– Tromboemboli (damar tıkanıklığı) geçirmiş olmak
– Nedeni henüz bulunamamış vajinal kanama olması

Hormon tedavisinin dikkatli verilmesi gereken durumlar:
– Yüksek tansiyon
– Safra kesesi hastalıkları ve safra taşı
– Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
– Trigiliserid yüksekliği
– Migren
– Epilepsi
– Miyom
– Endometriozis

Menopozda hormon replasman tedavisi alanlarda özellikle de ilk 3 ayda düzensiz vajinal kanamalar olabilir ve bu tamamı ile normaldir. Fakat daha sonraki dönemde olan vajinal kanamalar çok önemlidir ve kesinlikle doktora başvurmayı gerektirir. Hormon tedavisi dışında başka sebepleri olabillir bu kanamaların. (Menopoz sonrası dönemde kanama konusuna bakınız.)

HRT ile oluşabilecek yan etkileri içeriğindeki östrojenin ve progesteronun oluşturduğu yan etkiler şekilde iki grupta anlatılabilir:

Östrojene bağlı yan etkiler:
– Bulantı
– Kusma
– Şişkinlik
– Kilo alma
– Su tutulumu
– Tansiyon yükselmesi
– Kramplar
– Meme uçlarında hassasiyet
– Safra taşı oluşumu

Progesterona bağlı yan etkiler:
– Yorgunluk
– Depresyon
– Akne
– Yağlı cilt
– İştah artması
– Kilo alma
– Libido (cinsel istek) azalması
– Memelerde hassasiyet

Hormon tedavisi kaç yıl sürdürülmeli?
Menopozla ilgili şikayetler yani sıcak basmaları geçtikten sonra hormon replasman tedavisi kesilmelidir. Genellikle bu şikayetler en fazla 2-3 yıl sürer. Bu tür şikayetler kesildikten sonra başka amaçla hormon tedavisi kullanılması günümüzde önerilmemektedir. 5 yıldan fazla HRT kullanılması çok zorunlu olmadıkça tercih edilmemelidir.

HRT ve meme kanseri ilişkisi
Günümüze kadar yapılan çalışmalar ile aydınlatılabildiği kadar bu konudaki bilim adamlarının son görüşleri şu şekildedir:
– Meme kanseri riski muhtemelen 5 yıldan uzun süreli HRT kullanımı ile artar.
– HRT ile izlenen risk artışı tedaviye 5 yıl ara verdikten sonra ortadan kalkar.
– Meme kanseri öyküsü olan hastalarda HRT verilmemelidir.
– WHI çalışmasında östrojen + progesteron kombine alan grupta meme kanseri riski artmıştır, sadece östrojen alan grupta artmamıştır.

HRT ve kalp hastalığı ilişkisi
– Koroner kalp hastalığından koruma amacıyla günümüzde HRT kullanılması kesinlikle önerilmemektedir. Koruma sağlamadığı gösterilmiştir.
– WHI çalışmasında östrojen + progesteron kombine alan grupta koroner kalp hastalığı (MI) riski artmıştır, sadece östrojen alan grupta değişmemiştir.
– HERS çalışmasında hormon replasman tedavisinin kardiyovasküler hastalıkları önlediği gösterilememiştir.

Myomu olanlarda HRT kullanılabilir mi?
Kullanılabilir, bir engel yoktur. Ancak myom moyutlarında zamanla az da olsa artma olabilir bu açıdan takip edilmelir.

Kolorektal kanser
WHI çalışmasında östrojen + progesteron kombine alan grupta kolon kanseri (kalın barsak kanseri) riski azalmıştır, sadece östrojen alan grupta risk değişmemiştir. (Kombine oral kontraseptifler de kolon kanseri riskini azaltır.)

Serebrovasküler olay ve tromboemboli
WHI çalışmasında kombine östrojen + progesteron hormon replasman tedavisi alan ve sadece östrojen alan her iki grupta da CVO ve tromboembolik olay artışı görülmüştür.

Demans
WHI çalışmasında östrojen + progesteron kombine tedavi alan grupta demans riskinin arttığı izlenmiştir.

 

MENOPOZ SIKINTILARI, ATEŞ (SICAK) BASMASI
MENOPOZ SIKINTILARI NEDİR? NE KADAR SÜRER? ÇÖZÜMÜ?
Menopoz sıkıntıları veya menopoz döneminde yaşanan sıkıntılar deyince akla öncelikle sıcak basmaları, ateş basmaları (vazomotor semptomlar) gelir. Sıcak basmaları menopoza giren kadınlarda en sık görülen şikayettir. Genellikle menopoza girdikten sonra bir kaç yıl sürer ve geçer, az sayıda kadında daha uzun süre de devam edebilir. Bazı kadınlarda da menopoza ilk girilen yıllarda yokken sonradan meydana çıkabilir.

Menopozda ateş basması dışında görülebilen şikayetlere ayrı bir yazıda değinilmiştir, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopoz sıkıntıları ne kadar sürer?
Ateş basması şikayeti olan kadınların %80’inde bunun bir yıldan fazla sürdüğü görülmüştür. Kadınların çoğunda bu sıkıntılar hiç tedavi almasa bile bir kaç yıl içerisinde kendiliğinden geçer. Menopozdaki kadınların yaklaşık %10’unda sıcak basması ve benzeri sıkıntılar 60’lı yaşlara kadar devam edebilir, yine %10 kadar kadında 70’li yaşlara kadar sürdüğü görülmektedir.

Ateş (sıcak) basmaları ne sıklıkta görülür?
Menopozda ateş basmaları ülkeler ve kültürler arasında değişiklik gösterebilir. Örneğin Amerika’daki kadınların %75’inde görüldüğü bildirilirken Japonya’daki kadınlarda çok daha az oranda görülür, bu Japonların beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Her kadında tedavi gerektirecek kadar şiddetli olmaz. Günde bir kaç kere meydana gelebileceği gibi, her saat görülecek kadar sık da olabilir.

Ateş (sıcak) basmaları nasıl olur?
Genellikle gece görülür ancak gündüz de meydana gelebilir. Sıklıkla 3-5 dakika sürer ve geçer, bazılarında daha uzun olabilir. Kafa, göğüs ve vücudun üst bölümünde başlayan sıcaklık hissi, yüzde kızarma, kollara yayılma, üşüme, titreme, nabızda hızlanma, çarpıntı şeklinde görülür.

Ateş (sıcak) basmalarını arttıran risk faktörleri:
– Amerika ve batı toplumlarında Japonya ve Çin gibi toplumlara göre daha yaygın görülmektedir.
– Obez, fazla kilolu kadınlarda sıcak basmaları daha fazla görülür. (Obez kadınlarda yağ dokusunda androstenediondan östron üretiminin fazla olması östrojenin fazla olmasını sağlar, buna rağmen bu kadınlarda sıcak basmaları daha çok olur.)
– Az fiziksel aktivite gösteren kadınlarda ateş basmaları daha yaygındır.

Ateş basması (sıcak basması) neden olur?
Ateş basmalarının oluşma mekanizması net olarak bilinmemektedir. Ana neden olarak vücudun termoregülasyon (ısı düzenleme) sisteminin bozulması düşünülmektedir.

Menopoz sıkıntılarına bitkisel çözüm:
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopoz sıkıntıları nasıl önlenir?
– Sıcak ortamlardan uzak durun.
– Tek kat ve kalın giyecekler giyinmeyin. İnce giyeceklerden bir kaç kat giyinmeniz uygun olur, böylece sıcak hissettiğinizde giysilerinizin bir kısmını çıkarma imkanınız olur. Dar giyecekler kullanmayın.
– Acılı ve baharatlı yiyeceklerden kaçının.
– Ilık duş alın.
– Her gün en az yarım saat egzersiz veya spor faaliyetleri yapın. Yoga benzeri aktiviteler faydalı olabilir.
– Çay ve kahye gibi kafeinli içecekleri fazla tüketmeyin. Çayı açık tüketin.
– Alkol ve sigaradan uzak durun.
– Gün içerisinde sıcak basması ve benzeri şikayetlerinizi nelerin arttırdığına dikkat edin ve bunları not edin. Bunlardan günlük hayatınızı düzenleyerek uzak durmaya çalışın.
– Pijama, iç çamaşırı v.b giysilerinizi pamuklu olanlardan tercih edin.
– Bol su tüketin.
– Doktorunuza başvurun. Size ek bazı öneriler veya ilaç tedavileri verebilir.
– Stresten uzak durun.

 

MENOPOZ BELİRTİLERİ
MENOPOZDA GÖRÜLEN ŞİKAYETLER
Menopoz kadında yumurtalık fonksiyonlarının tamamen tükenmesi neticesinde adet görmenin kesilmesidir, bir kadının kesin olarak menopoza girdiğini belirtebilmek için 12 ay aralıksız adet görmemiş olması gerekir.

Menopoz belirtileri ne zaman, kaç yaşında başlar?
Genellikle 45 yaş civarında adetlerin tamamen kesilmesinden 1-2 yıl önce adet düzenindeki değişiklikler ile ilk belirtiler başlar.

Menopoz belirtileri ne kadar, kaç yıl sürer?
Ateş basması ve terleme gibi belirtiler ve psikolojik sıkıntılar sıklıkla 1-2 yıl sürer ve biter, nadiren daha uzun sürebilir. Daha uzun vadede ortaya çıkan kemik erimesi, vücut şeklindeki değişiklikler, meme ve genital organlardaki değişiklikler her hastada farklı şiddetle olmakla beraber yaşlanmayla birlikte devam eder.

Kanama değişiklikleri:
Menopoz ile ilgili belirtilerin bir kısmı adetlerin kesilmesi döneminden önce menopozun yaklaştığını haber veren belirtilerdir. Bu döneme premenopozal dönem denir. Bu dönemde adet sürelerinde ve sıklığında değişiklikler yaşanır. Genellikle bu tür belirtiler 45 yaş civarında başlar. Adetler genellikle daha seyrek aralıklarla (bir buçuk iki ay aralarla) görülmeye başlanır, bazen 15 gün gibi kısa aralıklarla görülen adetler de olabilir. Adet kanaması süresi ve kanama miktarında uzama veya kısalma olabilir. Bu dönemde ara sıra ateş basması, terleme gibi belirtiler de görülebilir.

Ateş (sıcak) basması, terleme vb. belirtiler:
Menopoza girilmesi ile beraber adetler tamamen kesilir ve çoğu kadında ateş basması, terleme, çarpıntı gibi belirtiler görülmeye veya şiddeti artmaya başlar. Bu tür belirtilere vazomotor belirtiler denir ve menopozdaki kadınların yaklaşık %60-70’inde bu belirtiler görülür. Bazı kadınlar bu tür belirtileri hiç yaşamadan menopoz dönemini atlatırlar. Sıcak basması veya ateş basması denilen durum yüzde, kollarda, ellerde, vücudun üst yarısında aniden kızarma, terleme, titreme, sıcaklık hissi şeklinde yaşanır. Gece uykudan uyandıracak şekilde görülebilir. Genellikle 3-5 dakika sürer ve geçer, bazılarında daha uzun da sürebilir. Günde birkaç kere gibi sık olabileceği gibi haftada birkaç kere de yaşanabilir.Bu tür belirtiler genellikle menopozdan yani adetlerin tamamen kesilmesinden 1-2 yıl önce başlar ve bu şikayetler kadınların yarısında 1-5 yıl arasında sürer. Menopozdaki kadınların %20 gibi az bir kısmında bu şikayetlerin 5-10 yıl arasında sürdüğü görülebilir.
Menopoz sıkıntıları, ateş, sıcak basması hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopozda görülen psikolojik belirtiler:
– Uykusuzluk
– Depresyon
– Sinirlilik
– Anksiyete
– Kolay ağlama
– Aşırı duygusallık
– Dikkat, konsantrasyon ve hafıza bozulması, unutkanlık

Menopozda görülen üreme organları ile ilgili belirtiler:
– Vajina kayganlığında azalma ve kuruluk hissi, buna bağlı cinsel ilişkide ağrı, zevk alamama, libidoda azalma.
– İdrar kaçırma, gece idrara sık çıkma (mesane dokusundaki elastikeyetin azalmasına bağlı)

Diğer değişiklikler:
Aşağıdaki değişikliklerin çoğu daha geç dönemde uzun yıllar sonra meydana gelen değişikliklerdir.
– Memelerde küçülme yani atrofi, yağ dokusu kaybı, sarkma. Meme uçlarında küçülme meydana gelir.
– Vajina dudaklarında ve klitoriste küçülme ve atrofi
– Ciltte kuruluk ve kırışıklıklarda artma
– Saç, koltuk altı ve pubik bölgedeki kıllarda azalma görülürken tersine kol ve bacak tüylerinde artma görülebilir.
– Ses kalınlaşması
– Kemik erimesi. İleri düzeyde olursa kemik erimesine bağlı kamburlaşma, boy kısalması, eklem ağrıları.
– Kalp hastalıkları ve kolesterol yükselmesi menopozdaki hormonal değişikliklere bağlı olarak artar. Menopozda kolesterol, trigliserid ve LDL kolesterol artar, HDL kolesterol azalır.
– Kilo alımı sıklıkla gerçekleşir. Vücuttaki yağ dağılımı değişir. Menopoz öncesi dönemde kadınlarda jinekoid tipte yani kalça etrafında yağlanma fazla iken menopoz sonrası santral tip yağlanma başlar vücutta yani göbek etrafında yağlanma başlar.
– Menopoz sonrasında karbonhidrat (şeker) metabolizmasında bozulma başlar. İnsülin rezistansı artar.