7/24 Randevu ve sorularınız için arayabilirsiniz : 0 (232) 000 0 000

ANTALYA RAHİM AĞZI YARASI TEDAVİSİ

Rahim Ağzı Yarası Nedir?
Tıptaki diğer adıyla servikal erozyon, aslında bir yara değildir. Rahim ağzı denilen yapı ile vajinanın birleşen ve adet kanamasının dışarı atılmasını sağlayan dokuya rahim ağzı denir. Rahim ağzı iç ve dış olmak üzere iki bölümden oluşur. Dış yapı vajina ile eşdeğerdir. İç yapı ise rahimin devamı olup bir parçasıdır. Vajinanın rengi pembe iken, rahim ağzının rengi ise kırmızıdır.

rahim-agzi-yarasi.jpg

Rahim ağzı yarası ise dışarıdan görünen rengi pembe olması gerekirken kırmızı olmuş hali demektir. Her ne kadar rahim ağzı yarası dense de bu bir yara değildir, sadece rahim ağzı dokusunun dışarıya taşmasıdır. Her kadında rahim ağzı yarası görülebilir. Özellikle cinsel hayatı olan her kadın rahim ağzı yarası rahatsızlığını yaşayabilir.

Rahim Ağzı Yarasının Belirtileri Nelerdir?
Rahim ağzı yarasının belirtileri çok sık görülen belirtiler olduğu için başka bir hastalığın belirtisi de olabilir. Yani kişinin kendinde rahim ağzı yarası olduğunu tespit etmesi oldukça zordur. Rahim ağzı yarası doktor muayenesi ile anlaşılabilir.

rahim-agzi-yarasi-belirtileri.jpg

Yine de görülebilecek belirtiler şunlardır;

– Berrak bir akıntı olması

– Kötü kokulu akıntı

– Vajinada kaşıntı

– İdrar yaparken yanma ve ağrı

Rahim Ağzı Yarasının Tanısı Nasıl Konur?
Diğer bir adıyla servisit dokuda yaralanan bölgede kan akımının artması sonucu kırmızı bir hal alır. Bu durumda muayene sırasında yara gibi görünür. Rahim ağzı tanısı jinekolojik muayene ile tespit edilir. Ancak bazı ek tetkikler de istenebilir. O tetkikler;

– Biopsi: Muayene sırasında rahim ağzı yarası ileri düzeyde görüldüyse, lokal anestezi kullanılarak biopsi yapılabilir. Şüpheli bulunan alanlardan doku örnekleri alınır.

– Kolposkopi: Rahim ağzının büyütece benzer bir aletle incelenmesidir. Kolposkopi sayesinde rahim ağzında bulunan kılcal damarlar incelenir.

– Smear: Smear testi rahim ağzı kanserinin taramasında kullanılır. Ayrıca smear her kadının senede bir yaptırması gereken bir testtir.

rahim-agzi-yarasi-tanisi-nasil-konur.jpg

Rahim Ağzı Yarasının Nedenleri Nelerdir?

Rahim ağzı yarasının tedavisinin olumlu yanıt vermesi isteniyorsa öncelikle hastalığın altında yatan nedenleri araştırmak gereklidir. Rahim ağzı yarasına neden basit bir irritan madde ise bu maddeyi kullanmamak çözüm oalcaktır. Ancak neden enfeksiyonsa, bu enfeksiyonun tedavi edilmesi rahim ağzı yarası problemini ortadan kaldıracaktır. Rahim ağzı yarasına bazı alerjik maddeler de neden olabilir.

rahim-agzi-yarasi-nedenleri.jpg

Rahim Ağzı Yarasından Nasıl Korunuruz?
Rahim ağzı yarasından korunmak için yada erken dönemde teşhis edilmesi için yapılması gerekenler;

– Tanımadığınız, yabancılarla ilişkiye girmemeye özen göstermelisiniz.

– Eşinizde ya da sevgilinizde gonore( bel soğukluğu) belirtisi varsa hemen doktora başvurmalısınız.

– Vajinal akıntınız varsa doktora görünmelisiniz.

– Yılda bir defa jinekolojik muayeneye gitmelisiniz.

– Kokulu tampon vb. maddeleri kullanmamaya özen gösterin.

rahim-agzi-yarasindan-korunma-yollari.jpg

Rahim Ağzı Yarası Tedavisi
Rahim ağzı yarasının altında yatan sebepler teşhis edildiği ve tedavi edildiği halde rahim ağzı yarasında bir gerileme olmamışsa, cerrahi müdahaleler gerekebilir. Kullanılabilecek tedavi yöntemleri;

Koter: En sık kullanılan yöntemlerden birisidir. Aynı zamanda en eski yöntemdir. Biraz ağrılı bir yöntemdir. İşlem sırasında kişi ağrı hissedebilir.

Kriyoterapi: Koter tedavi yöntemine göre daha avantajlıdır. Koter de hissedilen ağrı bu tedavi yönteminde hissedilmez. Yaşanacak doku tahribatı da bu yöntemde daha kontrollü yaşanır. Çok basit ve 10 dakika süren kısa bir işlemdir.

Lazer: Lazer ile dokular tahrip edilir. Kriyoterapi gibi avantajlı ve başarılı bir yöntemdir.

 

“Rahimde yara” nedir?
Halk arasında rahimde yara veya rahim ağzında yara olarak bilinen “servisit” jinekolog doktorlar tarafından en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir.

Rahim ağzı yaraları genel anlamı ile cervicit (servisit) rahim ağzı dokusunun iltihabıdır. Servisit sıklıkla bir enfeksiyona bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.

Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde cervicit problemine yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır.

Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına servisit bulunabilir.

Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir.

Rahim ağzı yaralarının belirtileri nelerdir?
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur.

Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar.

Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve bu şekilde kısırlığa yol açabilir.

Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir.

Servisiti olan kadın gebe kalırsa da düşük ve erken doğum riskleri vardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer ve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla görülür.

Rahim ağzı yara tanısı nasıl konur?
Yalnızca bir jinekolojik mauyene bile önemli derecede fikir vericidir.
Servikste en sık karşılaşılan problemler; Servisit (Resim 2) ve Servikal “ektoprion” denilen iç epitelin dışa taşınması durumlarıdır (Resim 3).

Serviks, rahim ağzı, rahim ucu, cervix
Resim 1- Normal serviks görünümü

Serviks, rahim ağzı, rahim ucu, cervix
Resim 2- Servisit (Rahim ağzı yarası)

Serviks, rahim ağzı, rahim ucu, cervix
Resim 3- Ektoprion

Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan savunma mekanizmalarının bir sonucu gelişir.

Herhangi bir dokuda yaralanma, irritasyon ya da enfeksiyon olduğunda beyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o bölgeye göç ederler ve bu bölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte olduğunda, normalde açık pembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede yara şeklinde görülebilir.

Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa da tanıdan emin olmak ve kesin tanı koyabilmek için bazı ek tetkikler gerekebilir.

Serviksteki lezyonları tanımak çok önemlidir. Nitekim bazan Serviks kanseri de özellikle erken evrede servikal yaralar ile karıştırılabilmektedir.

Servisit Tanısında Kullanılan Testler
Smear
Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır.

Smear her kadının yılda bir defa yaptırması gerek son derece basit ancak bir o kadar da önemli bir testtir. Muayene sırasında, rahim ağzı salgısından ince bir fırça ile sürüntünün alınıp bir cam üzerine yayılarak patolojik incelemenin yapılması işlemlerini içerir. Son derecede ağrısız ve basit bir işlemdir.

Smear Testi ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

Cervical (servikal) Biopsi
Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise lokal anestezi altında şüpheli alanlardan serviks biopsisi (parça alımı) yapılabilir.

Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından biopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.

Kolposkopi
Rahim ağzının ve vajenin ışık altında büyütece benzer bir optik alet yardımı ile incelenmesidir.

Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi öncesi rahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonra boyanır. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biopsi alınacak yer tespit edilir.

Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları da değerlendirilir ve anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Bu damarlanma değişiklikleri servisit ile kötü huylu hastalıkların ayrımında önemlidir.

Kolposkopi ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

Servisit Nedenleri
Servisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan (tahriş edici) madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir.

Altta yatan sebep bir enfeksiyon ise uygun şekilde antibiyotik tedavisi servisit problemini de çözecektir.

Servisite neden olan en önemli üç mikroorganizma klamidya, gonore ve trikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yol açabilir.

Rahim ağzı yaralarının tedavisi nasıl yapılır?
Eğer servisit durumu uzamış veya altta yatan etkenin tedavisine rağmen tabloda gerileme yoksa bu bölgedeki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir.

En sık kullanılan koterizasyon (yakma), krioterapi (dondurma) ve lazer tedavileridir.

Her üç metotta da amaç aynıdır: iltihabi dokunun öldürülerek yaranın adeta dağlanması.

Koterizasyon
Koterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme “yara yakma” adı verilir.

Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir.
Bir kaç dakika süren işlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. Nadiren koter sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.

Kriyoterapi
Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında “yara dondurma” ismi verilir.

Kotere göre bazı avantajları vardır. Daha az ağrıya neden olur ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.
Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar. Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz.

Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun değdiği yerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Son derece basit ve bir kaç dakika süren bir işlemdir.