7/24 Randevu ve sorularınız için arayabilirsiniz : 0 (232) 343 0 100

ANTALYA DOĞAL DOĞUM

DOĞAL DOĞUM

Doğum normal doğum (vajinal doğum) ve sezaryen olarak iki şekilde gerçekleşebilir. Doğal doğum ise normal doğumun tamamen doğal olarak hiçbir müdahale yapılmadan gerçekleşmesidir. Her normal doğum doğal doğum anlamına gelmez.

Lamaze gibi doğal doğumu benimseyen felsefelerin de anlattığına göre hamilelik ve doğum kadın vücudunun yaşadığı tamamen doğal bir süreçtir bu nedenle doğuma mümkün mertebe müdahale edilmeden kendi doğallığı içerisinde gerçekleşmesi en doğrusudur. Örneğin doğumun kendi kendine başlanması beklenmelidir, doğumun başlaması için her hangi bir ilaç veya uyaran vermek olayın doğal gelişim aşamalarını bozabilir. Bunun dışında gerekmedikçe epiyotomi (doğum kesisi) yapılmaması, annenin doğum sırasında tamamen doğal olarak istediği gibi hareket etmesine izin verilmesi, yemek ve içeceklerin serbest olması doğal doğum felsefelerinin başlıca kriterleridir. Doğal doğum görüşüne göre doğumda ilaç veya cerrahi müdahaleler sadece gerekli olduğunda uygulanmalıdır her doğuma aynı şekilde rutin olarak uygulanmamalıdır. Anne adayının doğal doğu yapmak istemesi en büyük hakkıdır. Ancak bunun için anne adayunın öncelikle hamilelik ve doğum hakkında doğru objektif bilgilere ulaşması gereklidir. Yanlış ve taraflı yönlendirmelerle anne adayı korkutulmamalıdır. Sezaryenin sadece tıbbi zorunluluk hallerinde uygulanması gereken ve birtakım riskleri olan bir ameliyat olduğu öğretilmelidir. Yukarıda anlatılanların hepsi doğal doğum felsefesini benimseyenlerin görüşleridir ve günümüzde bunların uygulanması yaygınlaşması için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

LAMAZE YÖNTEMİ İLE DOĞAL DOĞUM

Lamaze yöntemi (Lamaze eğitimi, metodu) normal doğumun doğal, sağlıklı , korkusuz ve mutlu bir şekilde gerçekleşmesini amaçlar. İsmini tekniği geliştiren doktor Fernand Lamaze’den almıştır. Fernand Lamaze ilk olarak 1951 yılında Fransa’da bu tekniği göstermiştir. Lamaze tekniğini Rusya’da gözlemlediği teknikleri geliştirerek oluşturmuştur. Lamaze yöntemi doğum öncesi annenin doğum hakkında bilgilendirilmesi, eğitilmesi, doğum sırasında anneye moral destek verilmesi, nefes egzersizleri ile rahatlama ve gevşeme gibi teknikleri içerir.

Lamaze’nin normal doğumu desteklemek ve teşvik etmek için belirlediği 6 önemli kriter:
Bu kriterler Dünya sağlık Örgütü’nün (WHO) belirlediği kriterler geliştirilerek elde edilmiştir. Bu kriterlerin hepsinin faydası araştırmalarla kanıtlanmıştır.
1- Doğum kendiliğinden başlamalıdır.
2 – Doğumdan annenin tamamen hareket özgürlüğü olmalıdır.
3- Anneye doğum boyunca moral ve fiziksel destek verilmelidir.
4- Rutin (her doğum yapan gebeye uygulanan) uygulamalardan kaçınılmalıdır.
5- Doğum sırasında ayakta ve doğal pozisyonlarda anne doğal olarak ıkınmalıdır.
6- Doğumdan hemen sonra anne ve bebek tenleri biraraya gelmelidir ve zorunlu olmadıkça ayrılmamalıdırlar, her fırsatta emzirme sağlanmalıdır.

Lamaze felsefesine göre gebelik ve normal doğum:
– Gebelik kadın hayatında meydana gelen normal ve doğal bir olaydır.
– Annenin vücudu gebelik boyunca bebeği taşımak ve beslemek, büyümek için mükemmel olarak dizay edilmiştir.
– Gebelik aylarının ilerlemesi bebeğin büyümesi için ve annenin vücudunun doğuma hazırlanması için gereklidir.
– Gebelik anne ve baba için hayat boyu bağlarını güçlendirmek için bir fırsattır.
– Sağlıklı bir gebelik, sağlıklı bir doğum ve sağlıklı bir bebek için sağlkıklı ve stresten uzak bir yaşam şekli gereklidir.
– Doğum yapılan yer ve koşullar annenin gebelik ve doğumun doğal bir süreç olduğu konusunda güvenini arttırabilir veya güveninin azalmasına neden olabilir.
– Lamaze eğitimi annenin kendi vücuduna güvenmesini, kendi iç aklını dinlemesini ve gebelik, doğum, emzirme, bebek bakımı konularında bilinçli kararlar vermesini sağlar.
– Her annenin tıbbi müdahaleler yapılmadan doğal bir şekilde bebeğini doğurma hakkı vardır.
– Doğum evde veya hastanelerde güvenli şekilde yapılabilir.

İyi bir anne-baba olma konusunda Lamaze felsefesi:
– İyi bir ebeveyn olmak hem çocuk hem anne-bana hem de toplum sağlığı açısından gereklidir.
– Anne-baba olmak eğlenceli ve öenmli, sorumluluk gerektiren yoğun tatmin sağlayan bir görevdir.
– Anne ve babanın çocuklarının hayatlarındaki rölleri eşsiz ve yeri doldurulamaz rollerdir
– Anne baba olmak annemizden babamızdan ve çocuklarımızdan ailemizden öğrendiğimiz bir sanattır.
– İyi bir anne-baba olmak için ailenin ve arkadaşların, çevrenin desteği de gereklidir.
– Bilgi ve destek anne-babanın kendileri ve çocukları hakkında bilinçli kararlar vermesini ve kendilerine güven duymalarını sağlar.

Lamaze annenin gebelik boyunca bilgilenerek doğuma gelmesini, doğum zamanında da bilinçli ve kendine güvenen biri olmasını ve bu sayede doğuma aktif olarak katılan bir anne olmasını sağlar. Korku ile ve ne olduğunu anlamadan, farketmeden ve bu anların anlamını mutluluğunu yaşayamadan geçirilen bir doğum hem anne için iyi bir anı bırakmayacaktır hem de doğumu, bebeğin sağlığını, anne-bebek ilişkisini kötü yönde etkileyecektir. Oysa ki bilinçli şekilde ve kendine güvenerek, korkmadan, mutlulukla, istekle annenin kendisinin aktif katılarak yaptığı bir doğum ona ömür boyu unutamayacağı duygular yaşatacak ve ömür boyu unutamayacağı kadar güzel anılar bırakacaktır.
Lamaze’nin amacı doğumun tamamen doğal olarak ve güvenle, mutlulukla yaşanmasıdır. Aslında zaten tamamen doğal bir olay olan doğum günümüzde çeşitli nedenlerden dolayı her zaman olmasa da çoğu zaman müdahalelerle dolu, “yapay”, korku ve endişe dolu bir olay haline gelmiştir.

Lamaze yöntemi ile doğum yapanların daha ağrısız, daha mutlu ve daha az sorunlarla karşılaştığı ispatlanmış bir gerçektir. Lamaze yönteminde hiç ağrı duymayanlar olduğu gibi çeşitli seviyelerde ağrı duyulması da mümküdür ancak ağrı duyulsa bile anne adayı korku, panik ve endişeden uzak, bilinçli ve güven dolu şekilde ağrı duyar ve içinde bulunduğu durumun ne olduğunu çok iyi bilir. Bu yöntemler doğum yapanlarda sezaryen ve diğer tıbbi müdahalelerin daha az gerektiği görülmüştür.
Lamaze eğitimlerinde sadece annelere değil baba adaylarına da eğitim verilir. Baba adayları isterlerse sancı zamanında annenin yanında olurlar, bu anda anne için ne kadar faydalı olabileceklerini öğrenirler.

NORMAL DOĞUM
Normal doğum 38-42 gebelik haftaları arasında, kendiliğinden başlayan rahim kasılmalarıyla, başla gelen tek bir bebeğin anne ve bebeğe zarar vermeden vajinal yolla canlı olarak doğmasıdır.

Normal doğumda, bebek doğduktan en geç otuz dakika sonra plesanta ve zarları da kendiliğinden rahimden dışarı atılır. Normal bir doğumda yaklaşık 300 ml kadar kan kaybı olur. Doğum için geçen süre 24 saatten daha azdır.

Normal bir gebelik süresi son adet başlangıç gününden itibaren 280 gün ya da 40 haftadır. Beklenen doğum tarihi, “son adet tarihine 7 gün eklenip 3 ay gerisi” formülüyle hesaplanabilir.

NORMAL DOĞUM NE KADAR SÜRER?

NORMAL DOĞUM KAÇ DAKİKA / SAAT SÜRER?
Normal doğum düzenli ve sık aralıklarla (5-10 dakikada bir) şiddetli sancıların hissedilmesiyle başlar. Düzenli sancılar başladığında rahim ağzı kapalıdır. Sancıların başlamasından rahim ağzının tam olarak yani 10 cm açılmasına kadar geçen süre doğumun birinci evresidir.
Rahim ağzının (serviksin) tam açılmasından bir süre sonra bebeğin doğumu gerçekleşir. Rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süreye doğumun ikinci evresi denir.
Bebek doğduktan sonra doğumun üçüncü evresi başlar. Bebek doğduktan bir süre sonra plasenta yani bebeğin eşi ayrılır, plasentanın ayrılmasıyla doğumun üçüncü evresi bitmiş olur.

Doğumun birinci evresi ne kadar sürer?
Doğumun birinci evresi latent faz ve aktif faz olarak ikiye ayrılır. Rahim ağzı yaklaşık 3-4 cm açıklığa ulaşana kadarki kısım latent faz, bundan sonraki kısım aktif faz olarak adlandırılır. Laten faz ilk doğumlarda ortalama 6-7 saat, sonraki doğumlarda ortalama 5 saat sürer. Aktif faz ilk gebeliklerde ortalama 5 saat, sonraki gebeliklerde ortalama 3 saat sürer.
Özet olarak doğumun birinci evresi yani doğum sancılarının başlamasından rahim ağzının tam açılmasına kadar geçen süre yaklaşık olarak ilk gebeliklerde 11 saat, sonraki gebeliklerde 7 saat sürer.
Doğumun normalden hızlı gerçekleşmesine presipite doğum denir.

Doğumun ikinci evresi ne kadar sürer?
Doğumun ikinci evresi yani rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süre ilk gebeliklerde ortalama 50 dakika, sonraki gebeliklerde ortalama 20 dk sürer.

Doğumun üçüncü evresi ne kadar sürer?
Doğumun üçüncü evresi yani bebeğin doğumundan sonra plasentanın (bebeğin eşi) ayrılana kadar geçen süre yaklaşık 5 dakika civarındadır. Normalde en geç yarım saat içerisinde plasenta ayrılır.

Plasentanın ayrılmasından sonra annenin muayenesi yapılır ve bir kanama var mı kontrol edilir. Epizyotomi (doğum kesisi) varsa dikiş işlemleri yapılır. Bunlar yaklaşık 10-20 dakika sürer. Daha sonra anne doğum masasından inebilir ve bebek ile beraber takip odasına alınır.

HYPNOBIRTHING – HİPNOZ YÖNTEMİ İLE DOĞUM

Hypnobirthing (hipnoz, telkin tekniği ile doğum) tekniği anne adaylarının normal doğuma rahat, korkusuz ve güven içerisinde girmesi için uygulanan bir yöntemdir. Her kadının çocukluğundan itibaren doğum hakkında duyduğu bazı iyi veya kötü hikayeler vardır ve bunlar bilinç altında yer ederek kişinin doğum konusunda az veya çok korku, endişe beslemesine yol açar. Hypnobirthing yöntemi anne adayının bilinç altındaki korkularını yenmesini ve aslında doğumla rahatça başedebilecek yeteneklerin her kadının içerisinde saklı olduğunu göstermeyi amaçlar. Ayrıca çeşitli nefes teknikleri, gevşeme teknikleri ile annenin doğum sancıları ile rahatça başetmesini öğretir. Hypnobirthing sayesinde anne kendisine güven duymayı öğrenir.

Normal doğumda korku bir kısır döngüyü başlatır. Korku annede gerginlik yaratır, bu da ağrıya sebep olur. Ağrı ise daha fazla korkuya sebep olur bu da daha fazla gerginlik ve daha fazla ağrı şeklinde ilerler. Bu nedenle korkunun yenilmesi ağrıyı da önler, rahat, güven dolu bir doğum sağlar. Hypnobirthing metodu eğitimi alan bir anne öncelike bilinç altındaki korkuların yersiz olduğunu anlar ve kendisinin de her kadın gibi normal doğum yapabilecek kabiliyette olduğuna inanır. Doğuma da bu inanç ve güven ile girer. Doğumun başlamasından itibaren yersiz korku ve endişeler ile panik olmak yerine bilinçli, sakin, rahat ve güven dolu hareketlerde bulunur. Anne adayı doğumdan önce öğrendiği nefes ve gevşeme tekniklerini uygulayarak sancılar (doğum ağrıları) ile rahatça başeder.